Öğrendim ki; Gidenin ardından hep yarım kalırmış insan.. Gidene inat yaşarmış hep. Şimdi sana inat bu hayamı sürdürüyorum baba! Dudaklarımda bulunan,en bağıran sözcüklerimi sensizliğe diziyorum... Neden beni yalnız bıraktın...Neden? Gittiğin ilk gün nasıl dökülüyorsa göz yaşlarım işte şimdide aynı şekilde dökülüyo baba...! "Yapma be kızım diyorum" kendime, ama dinlemiyor yüregim sürekli ağlıyor.. İnsanın boğazında koca bir yumruk varken nefes almanın nasıl acı olduğunu bunları yaşamayan bilebilir mi acaba? Ama artık taşıyamıyorum... Neden ben Allah'ım neden diyorum? Hayat nasıl geçicek bu şekilde bilmiyorum? Bildiğim tek şey; Dünya üzerindeki hiçbirşey senin yerini tutmayacak... Rabbim söylediklerimden dolayı beni bağışla, öfkeme yenik düştügüm için beni bağışla, zoruma giden şeyleri görmezden gelemediğim için beni bağışla, ve kızdığım şeyleri söyleyerek isyan ettiğim için beni bağışla... Aslında zaman bir değirmen... Keder girer..hüzün çıkar kapıdan... Bende toy girip olgun çıktım sanırım... |
4 Comments:
At 11:37 AM,
Emrah Dundar said…
gerçek aşka ermeden asla olgun olmazsın... aşk kimi zaman yani başında kimi zamansa diyar diyar uzakta
At 9:58 AM,
Emrah Dundar said…
RAMAZAN BAYRAMINI KUTLARIM ŞİMDİDEN.
At 10:50 AM,
Burcu ÖZSAYAR said…
Olgunlaşmak için sadece aşkı tatmak gerekmiyor bence.
Seninde bayramın mübarek olsun,Allah yenilerine kavuştursun ;)
At 11:29 AM,
beyza kuscu said…
çekilenler olgunlaştırıyor sanırım... acı çekmek aşk ın meyvelerinden bir tanesi ve adı üzerinde dedirtmeyecek kadar tatlı geliyor eğer aşk içinse... ama sadece aşk ın içinde değil ki... dolayısıyla katılıyorum sadece aşk olgunlaştırmaz ama aşk olgunlaştıranlardan biri... asıl toyluğa son veren yaşanan zorluklar belki de... ama salt bu mu yine bi düşünmek lazım...
Post a Comment
<< Home