ÖZLEMEK Birden özleyiveriyorsunuz... Çoktan unuttuğunuzu sandığınız Ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız Ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini Bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz..! Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü, siz çarşaflarınızın arasında, bütün tehlikelerden uzak, güvenle yattığınızı sandığınız bir anda, usulca ruhunuza sokulup, sizden habersiz oraya yığılmış cephanelikleri birer birer ateşleyiveriyor. İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi.... Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor. Özlediğiniz ise çok uzaklarda.... Yanında olmasını istediğiniz halde yanınızda olmayan bir tek kişi, yanınıza bile yaklaşmadan, hatta onu özlediğinizden ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip başka kılıklara sokuyor... AHMET ALTAN |
1 Comments:
At 4:38 AM,
Emrah Dundar said…
AŞKIN HÜRRİYETİ
Görülmeyen bir mahkumiyetteyim
Koğuşumda her tür canlı var
Ağaçlar, dallarına konan kuşlar
Yollar,sokaklar ve üstlerinde yürüyen insanlar
Trafik lambaları önünde mendil,simit satan ve araba camı silen çocuklar
Bakırköy sahilinde el ele göz göze diz dize oturan aşıklar var bu koğuşumda.
Dört mevsimde yaşanır bu koğuşta
Son bahar,yaz,kış ve ilk bahar
Son bahar yağmurlarıyla yollarda sokaklarda volta atarım
Yazın güneşinde her kez bir yerlere giderken ben koğuşumla her yerdeyim.
Kışın her yer kardan buz tutar,bir tek koğuşumdaki yürek ateşim yanar
İlk bahar da her zaman bu koğuştan azad olmayı beklerim
görülmeyen bir anahtarla koğuşun kapısının açılmasını isterim
Bu da Aşkın hürriyetidir,yani yare kavuşmanın en güzel sebebidir.
yazan:Emrah Dündar
Post a Comment
<< Home