SEN HİÇ YALNIZLIĞA BİŞEYLER ANLATTIN MI?
![]() |
Bazen öyle birisi çıkar ki karşınıza, öyle bir zamanda girerki hayatınıza, daha önce yaşadığınız tüm olumsuzlukları unutturur birden. Ne kadar korusanız da kendinizi bir kez daha büyük bir acı çekmemek için, karşı koyamazsınız duygularınıza. Çok fazla direnmez ve bütün kapılarınızı açarsınız ona. Ve hadi dersiniz "Gel içeri, gel ve aşkını ispatla bana". Herşeye rağmen gerçekten sevmeye ve sevilmeye, aşkın varlıgına inanabilmek için o kadar ihtiyacınız vardır ki. Herşey çok güzel olacaktır. Beklediğiniz insanın o olduğuna emin olmasanız bile, öyle olmasının istediğiniz için buna kendinizi inandırmışsınızdır bir kere. Tüm canayakınlıgı, güzelligi, sempatisi ve sevgi dolu görünüşüyle gelir ve girer sevgiyle açtığınız kapıdan içeriye. Onunla yeniden herşey çok güzeldir işte...Sevdiğiniz zaman tam seversiniz. Çünkü sınırı yoktur sizin sevginizin ve hiçbir zaman olmamalıdır. Ya hep ya hiçtir sizin felsefeniz! Ölmek var Dönmek yoktur! Var oluşunuzun nedenidir sevgi. Hayatınıza girmesine izin verdikten sonra ondan başka hiçbirşey önemli değildir sizin için. Aşk kapınıza gelmiştir bir kere. Nereye giderseniz beraberinizde onuda götürür, gözlerinizi kapatınca onu görürsünüz. Öyle içten, yalansız ve çıkarsız sürüyodur ki ilişkiniz, bir gün bitebilecegini aklınıza getirmek istemezsiniz. Her şeyin çok güzel gitmesi, bir sonu olabileceği gerçeğini değiştirmez yine de. Sizin istediğiniz, aşkın varlığını ispatlamasıdır size. Ama onun amacı size aşkın varlığının ispat etmek değildir. Deneme yanılmayla kendisi için uygun insanı arıyodur o aslında. Ve yanılmıştır yine! Aşk için seçtiği yol sizi inciten yanlış bir yoldur ama yanılmış olsa da iyi bir insandır. Sizi kırmadan uzaklaştırmak için kendisinden, klasik "kendinden soğutma" oyunlarını oynamaya başlar sonra. Bu oyunların sizde işe yaramayacagını anlamayacak kadar az tanımıştır sizi. Siz bilmezsiniz o oyunları. Aşk varsa eğer gerçektir sizin için ya da hiç olmamıştır. Oyunları işe yaramayınca " Çok düşündüm, sen çk iyi bir insansın, inan seni üzmek istemiyorum. Hayatım çok karışık. Bunu hak etmiyorsun ama bu aralar kendimle bir savaş veriyorum" der. Siz onun için hayatınızı ve geleceğinizi sorgulamaya başladığınız sırada söyler bunu hemde. Sizin için ne kadar inandırıcı olmasada söyledikleri, artık onu kaybetmişsinizdir bir kere yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Aşkta mantıkta yoktur sizin için gururda yoktur, olmamalıdır da! Bu yüzden biraz daha gidersiniz üstüne son bir şans için. Hiç ummadığı bir anda karşısına çıkıp " Seni hala seviyorum" diyebilmek için her zaman geçtigi yerlerde beklersiniz. Ama göremezsiniz. Görmedikçe ona daha çok bağlanır, uzaklaştıkça daha çok yakınlaşırsınız ona. Ama bütün gemileri yakmıştır o artık. Önce beyninde bitirmiştir ilişkinizi, sonrada kalbinden çıkarıp atmıştır sizi. Çok uzun değil, daha bir gün önce yüzündeki o küçücük tebessümüyle sizi sevdiğini söylerken, gökyüzünden kendisi ve sizin için birer yıldız seçerken hayatınıza küçük anlamlar katan o güzel insan, hayatınızı kabusa dönüştürür aniden. Birdenbire kapatır kalbinin kapılarını, yasaklar kendini size. O acımasız yüzünü gösterir size bir kez daha hayatın. Ne olduğunu anlayamazsınız. Duvara çarpmışsınızdır. Kendinize güveniniz ve bütün güzel duygular altüst olmuştur. Hayatı kendinizde aramaya başlarsınız yine. Öyle ya, eğer yanlış bir şey yapılmışsa bunu hep kendisinde arayanlardansınızdır siz. İyilik ve güzel şeyler için varsınız çünkü. Hatalarınızı sorgularsınız bu kez. O size " Şuç sende değil, kendimle savaş veriyorum, belki hata bende" dese de bunu kabullenmez ve nerede yanlış yaptığınızı anlayabilmek için çırpınır durursunuz. O yüzden artık daha dikkatli olmayı öğrenmişsinizdir yeni ilişkinizde. Bir yanınızı hep korunaklı tutarsınız. Uzun süre açmazsınız kapınızı kimseye. Ve günler geçtikçe o kapıyı tırmalamaya başlarlar kapıdan içeri girmek için. Belli mi olur belki bu kez doğru kişi o dur!
Ne zaman ki...............

0 Comments:
Post a Comment
<< Home