
Hiç hıçkırarak ağladı mı yüreğiniz,
sessiz sessiz diye sormuş şair.
Bilmezler kişinin içindeki ateşin nasıl söndüğünü,
gözlere akan her damanın yürek sesi olmadığını.
Üzülmenin, çok üzülmenin devamıdır hıçkırarak ağlamak
ve söndürmektir sessiz sedasız kendi içindeki ateşi.
Üzülmek belki bir umuttur ya da umutsuzluk...
Beklentilerin karşılığındaki bedelin cezasıdır belkide...
Acır yüreğin beklentilerinin aksi sedasındaki umutlardan,
o an gözlerin değildir yüreğindir sessiz haykıran.
Belki de bir sinir harbidir üzüldüğünde kırmamak
karşındakini,
yüreğinden sessizce ağlayıp kendi savaşını dindirebilmektir.
İşte bu anda söndürmeden yürekteki ateşi,
yitirmeden yarından umutları,
yüreğinden sessizce hıçkırarak ağlamalıdır...!
0 Comments:
Post a Comment
<< Home