
Gecelerin karanlığına sığındım yine...
Yalnızlığıma eşlik eden sonsuz boşluk olarak nitelendirdiğim gökyüzünün
sevgi ışıkları, usulaca özlemini sunuyor yüreğime...
Bu zaman dağarcığında yıldızların bazen
gizlice göz kırptıklarını görüyorum.
Sanki ; boşver aldırma, unutursun...! diye teselli ediyorlar beni.
Unutur muyum sizce?
Yıldızların parlaklığında bile senin gözlerinin ışıltısı
görürken, silinirmi bu çerçeve düşüncemden?
Gülüşün aklıma her düştügünde, içimi kavuran yalnızlığı yok etmek istiyorum.
Karaladığım satırlara sen ile başlamadan nokta koymayı,
doğan yeni güne senden bişey katmadan bitirmemeyi öyle istiyorum ki...
Çünkü ben senin tohumundan oluşmuşum...
Sensiz yaşayamam...
Gökyüzünün büyüleyen mavisini, denizin dalgalarını
seninle süslemeden hayal edemiyorum!
Hem bunca güzellik senin yokluğunda bana haz veriri mi sanıyorsun?
Her hangi bir söz bile seni hatırlatmaya yetiyorken,
sensiz geçen her günümde içim buruk büyüyorken,
geçen bunca senenin özlemi boğazımda bir çığ oluşturmuşken bunları
yok saymamı mı bekliyorsun?
Gerçekte yanımda yoksun...Sana hasret kalıp gözyaşlarımı
cömertçe sunduğum, yıldızları kaybolmuş gecenin hiçbirinde
yanımda olmadın zaten...!
Bu karanlık gecelerde ben hep yalnızım,
ama ne kadar yalnızsam,sana bi o kadar yakınım nedense!
Sen uzaklarda bir melek...
Hatta bir yıldız misali yanıp sönerken,
ben hep suskun yüreğimle seni özlüyorum...!
Her saniye geçişinde içimde büyüttüğüm seni,
yıllar sonra yeniden karşımda görmek istiyorum...
Çok ağladım, çok acı çektim ve hep senin yokluğunu hissettim ama
hiç kızamadım sana...
Çünkü sevmek kutsaldı...
Her ne kadar bazen acıyı yudumlamanın adreside olsa...!
Senin yaşadığın karanlık geceleride hatırlıyorum,
Küçük olduğum için beni yanına sokmadıkları geceleri...
Ama yine de sana sesleniyorum.............
Hadi ver elini uzat ne olur!